12

Doğum Hikayesi – Zeynep

Yorumlar (12)

  1. Nilüfer Gürak :

    Öncelikle okurken hiç ama hiç sıkılmadım,o kadar içten yazılmışki,sanki bende sizinle o anları yaşadım… Sezeryan doğum yapan biri olarak normal doğumu ne kadar istememe rağmen birtakım sorunlardan dolayı yapamadım… İçimde kaldı ama allah her zamana hayırlısını versin… Sizde çocuklarınızı güle güle büyütün inşallah 🙂

  2. itir salanci :

    Harika bir doğum hikayesi..İkinciyi bekleyen biri olarak, doğum sonrası ilk çocuğuna sarılma anında hüngür foşurt ağladım! Çok etkileyici..Sağlıkla büyütsünler inşallah!!

  3. kirazzade :

    vay bee.. bakalım ben de birgün korkularımı yenip yaşayabilecek miyim bu güzel anı?

  4. Aslıhan :

    Sevgili Zeynep hikayelerimiz ne kadar benze bir bilsen.:) benim de ilk doğumum epidural normaldi. Çok ama çok zor bir doğumdu. Sadece doğum için yurt dışına gitmiştim. Doktorum Amerikan Hastanesinde Ramazan Mercandı.
    2.bebeğime hamile kaldığımda gönül rahatlığı ile Ramazan Bey’e gitmeye devam ettim. Normal doğumdan ölesiye korkuyordum. İlk doğumuma benzeyecek diye düşünüyordum. Doğum iznime ayrıldığımda Ayça ile bağlantı kurdum. Zaten o kadar uzun zamandır takip ediyordum ki. Bayılıyordum fotoğraflarına. Bu arada bir arkadaşımda fotoğraf kursuna başlamıştı. Hatta Ayça’nın doğum atölyesine devam etti.:)
    Doğumum 36.haftanın bitiminde suyumun gelmesi ile başladı. Tüm hamileliğim boyunca Ramazan Bey çok kolay bir doğum olacağını, ona güvenmemi söyledi. Israrla korkma dedi. Doğum başladığında büyük oğlum okuldaydı. Evde yalnızdım. Tüm eşyalarımı topladım. Oğlumu okuldan alacak olan arkadaşlarımızı organize ettim. Taksiye atladım ve hastaneye gittim. Eşimle hastane kapısında buluştuk. Odaya yerleştik. Ayça’yı aradım. ( Doğum yapmasaydın 3 gün sonra Ayça ile buluşup ayrıntıları görüşecektik ama oğlum geleceği zamanı kendi belirledi) Ancak bebeğim kimsenin gelmesini bekleyemedi. Ve ben 2 saat içinde epidural takılmasına rağmen etki etmesine fırsat kalmadan 3 ıkınmada doğum yaptım. Doğum fotoğrafçım tüm süreci başından sonuna kadar yaşayan eşim oldu:) Arkadaşımlarım sonrasında gelip fotoğraflarımızı çekti. Ailelerimiz başka şehirlerde yaşadıkları için tüm süreçte yalnızdık. Eşim beni arkadaşlarımıza emanet edip oğlumuzu almaya gitti. Ben de oldukça sakindim ama ne zaman büyük oğlum kapıdan içeri girdi, suratındaki şaşkın ama mutlu iafadeyi gördüm. işte o an ağlamaya başladım.
    Hemsireler, doktorum herkes bu kadar çabuk doğum yaptığım için tebrik ettiler beni:) Ayça’cım bunu kaçırdık ama doğum anı fotoğrafları için 3. cüyü doğurayım diyorum.
    Epey uzun yazdım:) Sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum herkes için. Ayça’cım ellerine sağlık.

  5. Zeynep :

    Sevgili Nilüfer,okurken keyif almanıza sevindim :-)Sonuçta sezeryan da olsa normal doğum olsa önemli olan aslında bebeğimizi elimize sağ sağlim almamız.Güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim.Sevgiler…
    Sevgili Itır, çok teşekkür ederim.Hayırlısıyla bebeğinizi kucaklamanızı dilerim.Güzel bir doğum diliyorum 🙂
    Sevgili Kirazzade,kormak çok doğal ama gerçekten çok isterseniz, o güç geliyor insana.Bence doğum çok mucizevi birşey ve eğer bir komplikasyon yoksa gayet doğal sürecinde yaşanılası bir deneyim.Bunu arzulayan herkesin tatmasını dilerim.(Ben Dr. Hakan Çoker’in dergiden çıkan bir kitapçığını okumuştum, Lamaze felsefesini anlatan.Ondan çok etkilendim. Bir de ilk çocuğumun doğumundan önce hamile eğitim kursuna katılmıştım. Ordan çok cesaret almıştım.Öyle güzel anlatmıştı ki Ayşe hemşire doğumu, ben de bunu yaşama istemiştim.)Neyse uzattım gene konuyu 🙂 Dilerim arzuladığınız gibi olur.
    Sevgili Aslıhan,paylaşımın için teşekkür ederim.İkinci doğumlar gerçekten de çok çabuk oluyormuş bunu anladım.Seninki de unutulmaz bir hikayeymiş.Üçüncüyü doğurmak konusunda bir ara ben de seninle hemfikirdim 🙂 Hamilelik,doğum öyle güzel şeyler ki insan bir daha yaşamak istiyor.Sonra aklımı başıma topladım,olmaz dedim.O zaman işimi bırakmam lazım,en önemlisi bir süreliğine “hayatı” bırakmam lazım 🙂 Bu arada ne ilginç bir tesadüf ki en yakın arkadaşım hamile ve doktoru Ramazan Bey.Daha dün konuştuk,o da bana sordu “nasıldır,bilgin var mı?”diye.Anladığım kadarıyla normal doğumu destekleyen bir doktor. Vaktin olursa bu konuda biraz bilgi verirsen çok sevinirim.Ben de sana çocuklarınla güzel bir ömür diliyorum,sevgiler…

  6. Zeynep Burçak Kovaçlı :

    Zeynom, hem okudum hem de ağladım gülümseyerek. Allah sana, kocacığına ve çocuklarına sağlıklı ve mutlu bir ömür versin. Eline sağlık, çok güzel olmuş.

  7. yeliz balıbey :

    ooof off Nişantaşındaki sokaktaki feveranınla yaşlar başladı.
    Filmin sonunu biliyorum. Gidip yerinde inceledim.
    Evet Mutlu son
    ama senin bu yazdığın duygusal macera filmini beynimde sesinle görüntünle tepkilerinle yaşarken durduramadım kendimi hüngür şakır…
    allah herkese rahat hamilelikler ve doğumlar versin….ve sana da dilediğin tüm güzellikleri…
    ellerine sağlık.

  8. GONCA GÖRİŞ :

    ah Zeynep’ciğim sen nasıl doğumdan Ada’nın gelişine kadar ağlamadıysan ben de yazını heycanlanarak ve duygulanarak okudum ama taki Ada’nın gelişine kadar 🙂 sonraki satırlarına gözyaşlarım eşlik etti. Ne demek istediğini o kadar iyi anladım ki, belki bu duygu beni hep ikinci çocuğu düşünmekten geri bıraktı. Çok keyifli bir yazı olmuş eline sağlık. Sana ve Gökhan’a bu iki şahane çocukla birlikte yaşayacağınız keyifli günler diliyorum. Sevgiler

  9. Gökçe Güler :

    Zeynepcim,
    Beni sabah 09:00’da arayıp “okumadın mı?” diye aradığında günlerdir bakmadığım maillerimde önemli bir şey olduğunu düşündüm ve “hemen okurum” dedim, “hayır şimdi okuma, rahat bir zamanda oku” dediğinde, çok özel bir yazı olduğunu anlamıştım ve okumak için doğru zamanı bekledim.
    Böylesine özel bir doğum hikayesi, ancak bu kadar güzel bir şekilde sözcüklere dökülebilirdi.
    Okurken ailecek yaşadığımız o sürecin her anını yeniden yaşadım gözyaşlarımı tutamadan. Korkularla dolu ama hiç bir zaman umudumuzu yitirmeden gün saydığımız zamanları ve tabi ki mutlu sonla biten hikayemizi.
    Anne olmanın ne kadar eşsiz bir duygu olduğunu sadece tahmin edebiliyorum, ama sayende yaşadığım iki dünya tatlısı meleğin halası olmanın ne kadar özel bir duygu olduğunu anlatmak gerçekten çok zor.
    Ve sana tekrar tekrar teşekkür ediyorum Adam ve Rüya Denizim’i dünyaya getirerek bana bu güzel duyguları yaşattığın için.
    Dilerim, canım abimle aşkınız ömür boyu her geçen gün artarak sürer.
    Dilerim, minik kuzularımızın sevimli yüzlerindeki gülümsemeler hiç eksik olmaz.
    Biliyorum ki, uzun hayat yolculuklarında her daim en güzel adımları atsınlar diye, bazen ellerinden tutarak, bazen önlerine çıkan taşları temizleyerek, bazen de o taşların üzerinden nasıl atlayacaklarını öğreterek ama her zaman yanlarında olup ne kadar değerli olduklarını, ne kadar sevildiklerini hep beraber hissettireceğiz onlara.
    Ve bu heyecan verici yolculukta sizinle beraber yürüyecek olmak, benim her sabah uyandığımda yatağımdan kalkmak için sahip olduğum en önemli sebeplerden biri.
    Bunun için sana ve abime tekrar teşekkür ederim.
    Sizi ve minik meleklerimi öpüyorum…
    Gökçe

  10. Çiğdem Türkmen :

    Canım arkadaşım..yazdıklarını okurken icim tekrar sızladı..ama o günleri güzel bebeğin unutturdu şimdi..ilerde kendisi okudugunda ve anladığında ağzından dökülecek kelimeleri duymak en büyük isteğim..senin bir anne olarak fedakarlığın çoğu kimseden çok önce başladı…çok sevdiğim ailenle birlikte huzur ve sağlık içinde yaşaman bir dostun olarak en büyük dileğimdir senin için…

Bir Yorum Yaz