
Yoga yolculuğumda hem öğreten hem öğrenen kimlikleriyle geçirdiğim yılların ardından, son bir aydır Çanakkale’de yeniden bir öğrenci olarak matın üzerindeyim. Bu yeni öğrenci halimde, bazen bir duruş içerisinde bedenimden hiç beklemediğim bir direnç çıkıyor ya da akış sırasında nefesimi kaybediveriyorum. O anlarda içimde hem eski alışkanlıklarla mücadele eden bir yan hem de kendime karşı fazlasıyla eleştirel olabilen sesler duyuyorum.
Evin hemen arkasında, komşuya çay içmeye gider gibi terliklerimle çıkıp gittiğim, Çanakkale’de açılan bu sıcak ve içten alanı Bhavani Yoga ‘yı çok sevdim. Bu alanı var eden, emeğiyle dokunan tüm hocalara içtenlikle teşekkür ediyorum. Zihnimi ve bedenimi güvenle bırakabildiğim bu alan, ruhuma adeta bir nefes oldu. Hatta uzun zamandır merak ettiğim hamak yogası pratiğini de nihayet burada deneyimleme şansım oldu!
Geçen gün derste bir öğrencinin, pozu denerken kurduğu bir cümleyi işittim; o an kalbime dokundu:
“Her şeyi de mükemmel yapamam ki!”
O cümleyi duyduğumda içimdeki düğümlerin gevşediğini, nefesimin özgürce akmaya başladığını hissettim. Sürekli kusursuz olmaya ve başarmaya zorlayan modern dünyanın baskıları arasında, o insani ve kırılgan “yapamama” hâline güvenle sarılmak bana büyük bir hafiflik verdi.
İster matın üstünde ister hayatın tam ortasında olalım, kendimize hata yapma, eksik kalma ya da sadece o günkü hâlimizle yargısızca var olma izni vermenin ne kadar şifalı olduğunu yeniden hatırladım.
Bu demlenmiş hâliyle, o cümlenin içimde açtığı sade ve ferah alanı günlüğe bırakmak istedim.
Peki, bugün sen de kendine bu şifalı cümleyi usulca fısıldamaya ve içindeki alanı biraz daha genişletmeye ihtiyaç duyuyor musun?
“Her şeyi de mükemmel yapamam ki…” 🤍